• ikipsikolog

VEDA


Akhisar, 2020.

Yazmak duyguları yansıtmanın en güzel yoludur. Eşimle Kanada’ya taşınıyoruz. Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan ayrılmadan önceki son günlerimde kendime anı bırakmak amacıyla görüşme defterimin arkasına hissettiklerimi yazdım. Yazılar görüşmelerimizi pandemi koşullarında sağlıklı bir şekilde yürütebilmemiz için Psiko-Sosyal Servis için düzenlenen Avukat görüş odalarında yazıldı. Not tutarken ayrıntı vermeyi severim. Yıllar sonra okuduğumda anılar tüm canlılığıyla aklıma gelsin diye. Bu sebeple saatler, yerler ayrıntılarıyla verildi. Yazılar günlük yaptığım H/T görüşmeleri sırasında H/T’lerin getirilmesini beklerken yazıldı ve H/T’ler görüşmeye geldiğinde doğal olarak durduruldu. Defterimin arka sayfalarına tuttuğum notları olduğu gibi 18/01/2021 tarihinde saat 14:15 civarında Isparta’daki evimde kendi odamda bilgisayara geçirdim.


 

Tarih: 20/12/2021

Saat: 11:20


Sona doğru…

17/07/2021 tarihinde cezaevi psikoloğu olarak başladığım maceranın sonuna yaklaşıyorum. 28/01/2022 tarihinde Toronto’ya tek yön uçak biletim var.


Cezaevi meslek hayatımın, meslekte pişmemin yeri oldu bana. Diğerleri için ‘korkutucu’ bir yer olarak canlansa da… Bir yeri insanının güzelleştirebileceğini gördüğüm en uç/en aşırı yer.


 

Tarih: 23/12/2021

Saat: 16:00 civarı

(Saat yok kolumda. Avukat görüş yerindeyim bilgisayar da geçici olarak telefon biriminde.)


Heyecanlı bekleyiş yerini burukluğa bıraktı. İki farklı yerde yaşıyor gibiyim. Bir tanesi alışkın olduğum, bildiğim hayat, bildiğim insanlar… Diğeri maceraların beni beklediği, umudumun, hayallerimin bolca olduğu ve -şimdilik- sadece bu kadarını bildiğim bir hayat.


Bir sürü güzel kalp topladım burada kendime. Hayatın akışında bulunduğumuz yeri etkiliyoruz ve bulunduğumuz yerden etkileniyoruz. Topladığım güzel kalplerden birçok şey öğrendim ve onlara birçok şey kattığıma inanıyorum. Hayatta edindiğimiz kazanç ne diye sorsalar cevabım bu olurdu. Yolda öğrenmek… Öyle seyyah olmaya, dağı taşı dolaşmaya gerek yok. Çok gezmek mi çok okumak mı sorusunda bir ek daha yapmak isterim. Çok insan tanımak ve sahip olduğun rutinde bile çevrene bir şeyler katabilmek ve çevrenden bir şeyler alabilmek…


 

Tarih: 27/12/2021

Saat: 15:30

3 Nolu avukat görüş yerinde günlük görüşmelerimi yapmak amacıyla H/T bekliyorum. Hala bilgisayar yok. 24/12/2021 tarihinde anneannemi kaybettik. Yoğun bir değişim içerisindeyim. Eşyaları satıyoruz. İş yerinde son günlerim. O kadar çok duygu var ki ne hissedeceğimi bilemiyorum artık…


 

Tarih: 28/12/2021

Saat: 15:30

Aynı yerdeyim. Saat 15:30 civarı. Vedalaşmalara başladım. Her şey olduğu kadar.


 

Tarih: 29/12/2021

Saat: (not etmemişim)


4 Nolu avukat görüş yerindeyim. Bugün günlerden çarşamba. İlk defa bir haftanın bitmesini istemiyorum. Hem heyecanlıyım hem de bir burukluk var içimde. Çok büyük bir koşturmacanın içindeyim. Doğan (Cüceloğlu) hocanın Savaşçı kitabında bir örnek vardı. Doğan hoca birlikte bir kafede oturdukları bir ahbabına yan masalarında oturan bir genç hanıma bakmasını ve onun hakkındaki düşüncelerini söylemesini istiyor. Sonra aynı hanımın bir hastalığı olduğunu ve son günleri olduğunu düşünse o hanım hakkında aklından neler geçeceğini soruyor. Doğan hocanın ahbabı ikinci seferde o hanıma daha derin, daha anlamlı bakıyor ve o kişinin yaşamda kalan az günlerini düşünerek o kişi hakkında daha yoğun duygular hissettiğini ifade ediyor. Ben de kendimi bu örneğin içinde hissediyorum. Rutin olarak yaptığım işleri sadece son birkaç defa daha yapacağımı, her gün gördüğüm insanları son birkaç defa daha göreceğimi bilmek ayrı bir farkındalık veriyor. Daha coşkulu, daha dikkatli, daha farkında ve yoğun geçiriyorum vaktimi. Ceza infaz kurumu psikoloğu olarak burada geçirdiğim vaktimin biteceğini bilmenin ve o sonun gelmek üzere olduğunun hüznüyle…


 

Tarih: 30/12/2021

Saat: 14:30 civarı

3 nolu avukat görüş yerindeyim. Öğle arası arkadaşlarımın yaptığı veda sürpriziyle karşılaştım. Bir sürü pasta börek yapmışlar, almışlar. İdare gözlem kurulu bürosunda yedik. Böyle zamanlarda beni bir utanç kaplar. Burukluk hissettim. O kadar sevecen insan, sıcacık kalp… Teşekkür ettim ama gözlerim dolmaya yakın, sesim boğuk bir halde.


Canım arkadaşlarım kurduğunuz dostluk, yaptığınız hoşsohbet, biriktirmeme yardımcı olduğunuz güzel anılar için çok teşekkür ederim.


O kadar mutlu oldum ki! Ve gurur duydum kendimle. Aferin Duygu, ne güzel bağlar kurmuşsun.

Bugün dilekçemi vereceğim. Sanki çok yoğun, çalkantılı duygular barındıran, ama çok da beğendiğim sevdiğim bir kitabın son sayfalarındayım. Yarın cuma. Bu hafta -iş yerinde son haftam olduğu için- hiç bitmesin istedim. Yarının altında yazacak -son- diye. Daha önceki yaşam tecrübelerimde keşke daha fazlasını yapsaydım dediğim oldu. Keşke etrafımdaki insanlarla daha fazla vakit geçirseydim, daha üretken olsaydım gibi… Ama bu sefer mutluyum. Elimden geleni yaptım. Her zaman daha fazlası olabilir ama içim çok rahat…

 

31/12/2021 tarihi Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumundaki son günüm olduğu için bugünü mesai arkadaşlarımdan vedalaşamadıklarımı görmeye, vedalaştıklarımı tekrar görmeye ayırdım. Canım birimim Psiko-Sosyal Servis’teki çok sevdiğim mesai arkadaşlarım ve dostlarım Erdem bey, Adem Beyle, sonradan kaynaştığımız ama iyi ki kaynaştığımız (pandeminin başlamasına sevinecek kadar :)) canım arkadaşlarım Merve, Burçak, Ayşe, Ayşe ile son zamanlarımı geçirmeye ve kurumda bulunduğum süre içerisinde gösterdikleri dostluklarına teşekkür etmek ve minnetimi gösterebilmek için elimden geleni yapmaya ayırdım. Canım meslektaşım Hatice yoktu ama kurumda kurduğum en güzel dostluklardan biriydi ve bu dostluğu için teşekkür etmek ve vedalaşmak için masasına küçük bir çikolata bıraktım. Sonradan da telefonla konuştuk tabi :)



-KISA BİR MEKTUP-


Devlet memuriyetinde ilk göz ağrım Akhisar T Tipi Ceza İnfaz Kurumu,


Sana yaptığım yatırımlar için mutluyum ve içim rahat. Birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarımla uyumlu, işbirliği halinde, mutlu bir şekilde ve saygı çerçevesi içerinde çalışmak en büyük gayelerimden biriydi. Benden sonra kuruma ve Psiko-Sosyal Servise gelecek uzmanlar ve psiko-sosyal servis memurlarının da rahat bir çalışma ortamı içerisinde olması, işbirlikçi bir psiko-sosyal servis kültürü oluşturmak için elimden geleni yapmaya çalıştım. Memuriyet sürecimde hem mesleki hem de sosyal ilişkiler açısından öğrettiklerin; tanımama vesile oldukların; süreç boyunca karşıma çıkardığın zorluklarla, yeniliklerle ilerlememe yardımcı olduğun için sana çok teşekkür ederim.

Sevgiler,

Duygu

Son Yazılarımız