Arama Sonuçları

55 öge bulundu

Hizmetler (2)

  • Online Terapi - Danışmanlık

    Psikolog Malik Kubilay Çadırcıoğlu ile Skype üzerinden gerçekleştirilecek bir saatlik görüşme seansı almak için Randevu al seçeneğini kullanabilirsiniz. İletişim: 0539 348 3234

  • Online Terapi - Danışmanlık

    Psikolog Duygu Çankaya Çadırcıoğlu ile Skype üzerinden gerçekleştirilecek bir saatlik görüşme seansı almak için Randevu al seçeneğini kullanabilirsiniz. İletişim: 0539 348 3234

Hepsini Görüntüle

Blog Yazıları (43)

  • Ebeveynlere Notlar: Çocuklara Kural Koymak

    Ebeveyn-çocuk ilişkisinde zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanır. Ebeveynlerin çocukları hakkındaki serzenişlerini tek bir cümlede toplarsak sanıyorum ki bu cümle ‘Çocuğum sözümü dinlemiyor.’ olurdu. Bu cümle aslında basitçe söylenen bir söz olmaktan ziyade ebeveyn-çocuk ilişkisinin düzenlenmesi ihtiyacına da işaret eden birçok alt mesajı barındırıyor. Ailelerle yaptığım görüşmelerde gözlemlediğim kadarıyla ‘Çocuğum sözümü dinlemiyor.’ Cümlesi aslında ‘Çocuğumla kurduğumuz ilişkide ters giden bir şey var.’, ‘Çocuğum tarafından duyulmuyorum.’, ‘Çocuğumu anlayamıyorum.’, ‘Çocuğumdan destek alamıyorum.’ gibi mesajları ifade ediyor. Bu cümlelerdeki yardım ihtiyacı çocuklarla kurulan ilişkide yapılacak değişikliklerle, ev içerisinde düzenlenecek rutinler ve koyulacak kurallarla giderebilir. Kurallar sayesinde çocuklar; ebeveynlerinin kendilerinden beklentilerini, geliştirmelerini istedikleri davranış ve becerilerin neler olduğunu öğrenecektir. Bir ebeveynin çocuğuyla ilgili yaşantısına birlikte bakalım: ‘Başta önemsemedim çocuğumun odasını toplamadım ama iki gün sonra dayanamayıp köşe bucak temizledim.’ Çocuk bu davranış örüntüsünde karışık mesajlar alıyor. Ebeveynin kendisinden beklediği odasını toplama davranışına dair yeterli sorumluluğu geliştiremiyor. Yapılacak düzenlemeler ebeveynlerin çocuklara karşı verdiği mesajların daha tutarlı olmalarını sağlayacaktır. Ev içerisindeki kurallar bizim alışkın olduğumuz biçimde ebeveynden çocuğa aktarılan ve ders verici niteliği ağır basan şekilde değil, iş birliği ve ortak kararların etkin olduğu bir yöntemle koyulduğunda işlevselliğini gösterecektir. Bu kurallar; davranışsal tutum, günlük rutinler, diğerlerine yaklaşım gibi konuları barındırabilir. Ev içerisinde herkese uyacak şekilde rutin ve kural düzenleyebilmenin adımlarına birlikte bakalım: Öncelikle herkesin müsait olduğu bir zamanda toplanmanızın amacını belirterek ev içi toplantınızı başlatabilirsiniz :) Aile içerisindeki rutinleri ve kuralları belirleyin. Rutinler ev içerisinde tüm aile üyelerinin gün içerisinde ya da belirli aralıklarla takip ettiği aktivitelerdir. Örneğin akşam sofraya birlikte oturmak, her Çarşamba çamaşır yıkamak, her cuma patlamış mısırla film izlemek birer rutin örneğidir. Bunlar ev halkının takip edebileceği şekilde düzenlenirse ev içerisindeki sistemi, dinamiği ve ilişkileri koruyan bir yapıyı oluşturacaktır. Kurallar ise iyi olmak, dağınık olmamak gibi belirsiz ve hangi zaman aralığını kapsadığı belli olmayan yapılardan ziyade net, açık ve beklentiyi açık bir şekilde ifade eden yapılar olmalıdır. Örneğin ‘Dağınık olmamak’ kuralı yerine her Çarşamba çamaşır yıkama rutini varsa; bu rutin öncesinde ‘Yıkanması gereken eşyalarını kirli sepetine atmak’ kuralını koymak ve ilerde kuralı hatırlatma ihtiyacı duyduğunuzda da bu şekilde ifade etmek çocuğun ifadenizi sadece bir kural olarak görmesini sağlayacak ve herhangi bir direnç göstermesinin önüne geçecektir. Kuralları ve rutinleri düzenlerken çocuğunuzun gelişim dönemini ve hazır oluş halini göz önünde bulundurmak çocuğunuzun sürece katılımı yönünde destekleyici olacaktır. Herkesin fikirlerini açık bir şekilde ifade etmesine izin verin. Düzenlediğiniz rutinlerin ve koyduğunuz kuralların tüm aile üyeleri tarafından anlaşılıp özümsendiğinden emin olun. Bu düzenlemelerin ailenizde neleri olumlu etkileyeceği üzerinde durun. Çocukların koyulacak kuralın amacını anlamalarını sağlayın. Koyduğunuz kuralları bir kâğıda, tabloya yazarak herkesin göreceği bir yere asmak tüm aile üyeleri için hatırlatıcı olacaktır. Ancak çocukların zaman zaman rutin ve kuralların hatırlatılmasına ihtiyacı olduğunu unutmayın. Yaptığınız yeni düzenlemelere mümkün olduğunca uymaya çalışın. Bu çocuğunuz için zor olduğunda onun olumlu yönlerini pekiştirerek rutin ve kurallara uyması yönünde destekleyici olabilirsiniz. Rutinlere ve kurallara uyulan zamanlarda hem kendinizi hem çocuğunuzu ödüllendirmek süreç içerisinde aile üyelerinin motivasyonunu yüksek tutacaktır. Ancak zaman zaman rutinlere uyulamayan durumlar olabilir. Bu noktada ev içerisinde kural ve rutinlere uyulamadığında nasıl bir yol izleneceğine dair bir ön anlaşma yapabilirsiniz. Çocuğa sizden başka bakım veren birileri varsa bu kişileri de rutinler ve kurallar konusunda bilgilendirerek rutin ve kuralların sürdürülebilirliğini sağlayabilirsiniz. Ev içerisinde düzeni sağlamak, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirmek için yapacağınız bu değişiklikleri çocuğunuzun gelişimini ve hazır oluşunu da göz önünde bulundurarak düzenlemek önemlidir. Aile dinamik bir yapıdır. Değişir, dönüşür, ihtiyaçları farklılaşır. Bu noktada düzenlemelerinizin de esnek olması, değişip, dönüşebilmesi ve düzenlemelerin tüm aile üyelerinin ihtiyacını giderebilmesi, gözden kaçmaması gerektiğini düşündüğümüz önemli bir noktadır. Uzm. Psk. Duygu ÇANKAYA ÇADIRCIOĞLU Kaynaklar: https://www.cdc.gov/parents/essentials/structure/quicktips.html https://raisingchildren.net.au/pre-teens/behaviour/behaviour-management-ideas/family-rules

  • Ebeveynlere Notlar: Çocuklar Neden Yalan Söyler?

    Çocuklar ihtiyaçlarını ve isteklerini dile getirebilmek ve kendilerini ifade edebilmek için çeşitli yollara başvurabilir. Yetişkin olarak bizler çocuk kendini ifade edebilmek için ağlama, mızmızlanma gibi yolları tercih ettiğinde çözüm bulmak için önümüzü daha net görebiliriz. Ancak çözümsüz kaldığımızı hissettiğimiz, değer yargılarımıza uymayan, çocukların zaman zaman kendini ifade edebilmek için seçtiği önemli bir yol daha var: Yalan Söylemek. Çocuklar genellikle üç yaş civarında yalan söylemeyi öğrenir. Bu yaştaki çocuklar gerçek ve hayal dünyasını tam olarak ayırt edemez ve gelişmekte olan dil becerileriyle gerçek ve hayalin ayırdında olmadan ifadelerde bulunur. Okul dönemindeki çocuklar (5-8 yaş) genellikle sorumluluklarından kaçınmak amacıyla okul, ev ödevi gibi konularda yalan söyleyebilir. Örneğin çocuğa bir gün içerisinde yapabileceğinden fazla ev ödevi veriliyorsa çocuk hem ödevi yapamamasının suçluluğundan kurtulmak hem de iyi bir çocuk olduğunu ispat etmek amacıyla yalan söyleyebilir. Çocuklar genellikle durumu kendi içlerine daha çok sinen şekilde değiştirmek, yaptıkları bir hatayı kapatmak, çatışmadan kaçınmak ya da ilgi görmek istediklerinde yalan söyler. Bu noktada çocuğu yalan söylediği için cezalandırmak ve ona kızmak yerine gerçeği fark etmesine teşvik etmek ve çocuğun yapabileceklerinden fazlasının istenip istenmediğinden emin olmak önemlidir. Onlarla dürüstlüğün önemi gibi konularda okumalar yaparak davranışlarını fark etmesini sağlayabilirsiniz. Okul dönemi ve öncesindeki dönemde çocukların söyledikleri yalanlar kolayca fark edilip düzenlenebilir. Bu yazıda odaklanmak istediğim gelişim dönemi 8-12 yaş arasını kapsayan ergenlik öncesi (tween) olarak adlandırılan gelişim dönemidir. Ergenlik öncesi dönemdeki çocuklar önceki dönemlere göre yalanlarını sürdürmekte ustalaşsa da söyledikleri yalanların yansımalarına karşı daha duyarlı olur ve davranışı sonrasında güçlü suçluluk duyguları içine girer. Bir yetişkin olarak çocuğa kızmak, onu yalancılıkla etiketlemek yerine çocuğun davranışının amacı ve o davranışın altında yatan ihtiyacı belirlemek önemlidir. Arkadaşları arasında kabul görmek, beğenilmek ihtiyacı mı duyuyor? Okulda ya da evde çocuğu strese sokacak herhangi bir değişiklik var mı? Sosyal ortamında kaygı duyduğu bir konu mu var? Örneğin öğle arasında öğretmenine soru sorduğu için eve gelmeyeceğini söyleyen çocuğunuzun dışarıda vakit geçirdiğini öğrendiniz. Bu noktada ona direkt kızmak yerine acaba öğretmeniyle iletişim kurmaya çekinip çekinmediğini gözlemlemek önemlidir. Yalanının altında bir şeylerden kaçınma isteği mi var? Aranızdaki ilişki düzeyine göre ebeveyni olarak size meydan okuma amacı mı taşıyor? Davranışının altında herhangi bir ihtiyaç olmasa da bazı çocuklar gelişimsel ve davranışsal olarak yalan söylemeye eğilimli olabilir. Ebeveyn olarak önemli olan; aradaki güven ilişkisini, kurmak/korumak ve o ilişki çerçevesinde çocuğu yönlendirmektir. Çocuğunuza dürüstlüğün önemini vurgulayabileceğiniz bazı ipuçları: Çocuğunuza karşı nazik olun. Çocuğunuzun yalan söylediğini fark etmek ne kadar üzücü ve öfkelendiren bir durum olsa da durumla ilgili harekete geçmeden önce yukarıdaki soruları aklınızdan geçirmeniz hızlı bir adım atmanızı önler. Aynı zamanda ona karşı kapsayıcı ve sıcak bir tutum içerisinde olmanız çocuğunuzun davranışının altındaki ihtiyacı açıklamasını kolaylaştırır. Çocuğunuzun söylediklerinden belki de ilgiye ihtiyacı olduğunu ya da yalan söylediğini fark edemediğini çıkarabilirsiniz. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını pekiştirin. Çocuğunuz kızacağınızı düşündüğü bir konuda tüm dürüstlüğüyle size açıklama yapıyorsa ‘bak sana söylemiştim, başına neler geldi!’ gibi ders verici bir tutum yerine davranışı için onu takdir edebilirsiniz. Çocuklar bazı zamanlarda yalan söylemenin havalı görünmelerini, arkadaşları tarafından kabul edilmelerini sağladığını da düşünebilir. Çocukları dürüst davranışları konusunda desteklemek kendilerine olan güvenin artmasına da yardımcı olur. Dürüstlüğü ve olumlu davranışları desteklenen çocuklar sırf akranları arasında kabul görmek amacıyla yalan söylemek yerine gerektiği yerde hayır diyebilen ve ne istediğini bilen bireyler haline gelebilecektir. Çocuğunuzdan beklentilerinizi ona açık bir şekilde ifade edin. Ergenlik öncesi dönemde çocuklar ebeveynlerine karşı hala çok yakındır ve ebeveynlerinin davranışlarını büyük bir ciddiyetle gözlemler. Bu noktada yalan söylemek, dürüst olmak gibi konularda ondan beklentinizi açık bir şekilde ifade etmeniz çocuğunuzun içinde bulunduğu süreci anlamlandırmasına yardımcı olacaktır. Çocuğunuza karşı açık olmak ona karşı rol model olmanızı da sağlar. Çocuklar yetişkinlerin sadece sözlerini almaz, davranışlarından da çok fazla şey öğrenir. Çocuğunuzun doğruyu söylemesi konusunda kolaylaştırıcı olun. Çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiğinizde altında yatan ihtiyacı fark etmek ve bu ihtiyacı gidermeye yönelik harekete geçmek çocuğun kendini ifade ederken yalan söyleme davranışına olan ihtiyacını ortadan kaldıracaktır. İlgi görmek isteyen bir çocuk yalan söylediği ortaya çıktığında odak noktası oluyorsa bu durum çocuğun yalan söyleme davranışını pekiştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. İlgi görmek için yalan söylüyorsa ihtiyacı olan ilgiyi fark etmek ve çocuk yalan söylemeden önce ona verebilmek önemlidir. Çocuklar farkında bir şekilde ya da farkında olmadan yalan söyleyebilir. Önemli olan onları etiketlemekten kaçınmaktır. Ebeveynler çocukların yalan söyleme gibi kabul edilemeyecek davranışlarına olan öfkelerini ifade ederken karşılarında kısacık bir yaşam geçmişi olan çocuklar olduğunu unutmamalıdır. Yetişkin öfkesi uygun olan yollarla olmak şartıyla ancak bir yetişkine gösterilebilir. Çocukların davranışları; ebeveynlerinden aldıkları bilgilendirmelerle, yetişkinlerden gördükleri davranışlarla ve uygun yerlerde ihtiyaçlarının karşılanmasıyla şekillendirilebilir. Çocukların hayatı anlamlandırabilmelerinde ve normlara uyabilmelerinde ebeveynlerinden öğrendiklerine ihtiyaçları olduğunu unutmamak önemlidir. Uzm. Psk. Duygu ÇANKAYA ÇADIRCIOĞLU Kaynaklar: https://raisingchildren.net.au/preschoolers/behaviour/common-concerns/lies https://www.pbs.org/parents/thrive/why-kids-lie-and-what-to-do-about-it https://www.psychologytoday.com/us/blog/lets-talk-tween/201906/your-lying-tween

  • Toplumsal Acılara Karşı Bireysel İyileşme

    Dünya değişti… Her yer acı içinde kaldı... Bunca acının sebebi gerçekten dünyanın değişmesi mi yoksa yaş aldıkça artan farkındalık mı tam emin olamasam da verdiği derinliği hissedebiliyorum. Kulağımda kulaklıkla ‘mutlu’ bir şekilde yürürken sokak hayvanlarının çaresizliğini görmek ve suçluluk duymak; acıdan uzak kalmak için gündemi takip etmekten kaçınmak; üzülmemek için gelişmeleri duymamaya çalışmak; hepsi bu dünyanın değişmesini ya da büyümemin getirdiği acılı farkındalığı görmezden gelme amacına hizmet ediyor. ‘Yaşama nasıl baktığımız, kendimizi nasıl gördüğümüzle ilişkilidir. Bazen var olmayı anlamsız bulur, kendimizi değersiz hissederiz. Bu tür durumlarda ben hayata mikroskoptan bakmayı tercih ederim. Bu bana varlığımın değerini, kutsallığını gösterir. Bazense dertlerimizin ölümsüz olduğunu hisseder, mutsuzluğumuza teslim oluruz. Yeni bir şeyler deneyecek isteğimiz, mecalimiz olmaz. Bu tür durumlarda ben hayata teleskopla bakmayı tercih ederim. Kocaman evrende bir toz zerresi dahi olmamak, aslında dertlerimin de gelip geçici olduğu izlenimini veriyor. Sonsuz varlık ve zaman zincirinin basit bir halkası olmak, bazı durumlarda rahatlama duygusunu hissettirebiliyor. İnsan olarak hem çok önemliyiz hem de çok önemsiz. Bakış açımızı değiştirebiliyor olmak ise bize büyük bir özgürlük veriyor. Bugün hayata mikroskopla mı bakmak istersiniz yoksa teleskopla mı?’ Yazıma, yaşama bakış açısının önemini vurgulamak amacıyla, yaşama mikroskoptan ve teleskoptan bakmak metaforunu kullanarak daha önce yazmış olduğumuz kısa bir notu paylaşarak başlamak istedim. Bu metafor, son zamanların yoğun toplumsal gündemlerinin akabinde, benim için yeni bir anlam kazandı. Yaşama teleskoptan baktığımda gelip geçecek küçük dertlerimi değil, tüm insanlığın yaşadığı zorluğu, acıyı ve kederi görmeye başladım. Bunlarla baş edebilmek için ise değiştiremeyeceğim koskoca dünyaya odaklanmak yerine, mikroskoba geçerek kendi biricikliğime ihtiyacı olduğu ilgiyi vermeye, gördükleri karşısında onu sakinleştirmeye ve yanında olduğumu söylemeye karar verdim. Yaşanan zorluklara karşı hepimizin baş etme yöntemi birbirinden farklı. Bu baş etme yöntemleri az da olsa mizacımızdan etkilenmekle birlikte çoğunlukla bu zamana kadar çevremizde görüp öğrendiklerimize göre çeşitleniyor. Bu noktada kimileri teleskoptan tüm insanlığın sorununu gördüğünde ya da mikroskoptan bireysel sorunlarına odaklandığında kendine zarar verme, alkol-madde kullanma, sigara içme, şiddet gösterme gibi işlevsel olmayan yolları deneyebiliyor. Karşılaşılan zorluklara hangi pencereden bakıyor olursak olalım acı çekmenin anormal olaylara karşı gösterilen normal tepkiler olduğunu fark ettiğimizde ve görece işlevsel yolları tercih ettiğimizde biraz daha rahatlamış hissedebiliriz. Bu noktada orman yangınlarını, kadın cinayetlerini, uluslararası krizleri, pandemiyi durdurmaya bire birde gücümüz yetmese de bireysel olarak yaptığımız düzenlemeler hem kendimizi ve yaşadıklarımızı kabul ederek hazmetmemizi hem de sahip olduğumuz dingin ruh hali ile çevremizdekilere yardımcı olmamızı sağlayabilir. Bu noktada bu kadar büyük acılara karşı küçücük bir rahatlama getirecek bireysel düzenlemeleri derledik. Sosyal Medya Kullanımını/Bilgi Kaynaklarını Kontrol Edin. Üzücü olaylar hakkında kontrolsüz bilgiye maruz kalmak olayın gerçekliğinden, rutinlerimizden, sorumluluklarımızdan uzaklaşmamıza sebep olacak ve sağlıklı kararlar alabilmemizi engelleyecektir. Bu noktada toplumsal olarak yaşadığımız ya da şahit olduğumuz zorluklar karşısında sosyal medya, telefon kullanımını sınırlandırmak ve televizyon süresini düzenlemek kontrolsüz bilgiye maruz kalmamızı önleyecektir. Günlük Rutininizi Koruyun. Acı veren yaşam olayları sonrasında içe çekilme, sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi tepkiler sergilemek her ne kadar normal olsa da mümkün olan en kısa sürede rutine dönmek yaşamdaki kontrol hissini korumaya ve biraz da olsa iyi hissetmeye yardımcı olur. Duyguları Açığa Çıkaracak Etkinlikler Yapın. Mutluluk, sevinç gibi ‘iyi hissettiren’ duygular ne kadar normal ve insan olmanın bir parçasıysa öfke, kaygı, endişe gibi rahatsızlık veren ve ‘iç sıkan’ duygular da o kadar normaldir ve evrenseldir. Bu noktada hissettiğimiz öfke, kaygı, endişe, üzüntü gibi rahatsızlık veren duygulardan kaçmak ve onları yok saymak yerine kabul etmek sağlıklı baş etmenin ilk adımını oluşturur. Bir sonraki adım ise duyguları açığa çıkarmak ve duyguyu olduğu gibi yaşamaktır. Bu noktada resim yapmak, yazı yazmak hisleri açığa çıkarma konusunda en etkili yollardandır. Destek Alın. Her ne kadar zor olsa da içinde bulunduğumuz zorlukları kabul etmek, benzer durumda olan insanlarla acıyı, öfkeyi paylaşmak ‘anlaşılıyorum’ düşüncesiyle biraz daha iyi hissetmeye yardımcı olacak başka bir yoldur. Bu noktada dikkat edilmesi gereken nokta destek alırken öfkeyi, kini, acıyı artıracak sohbetler değil anlaşıldığını hissetmek ve acıyı kabul etmek konusunda yardım almak, başkalarına da bu niyetle yardımcı olmaktır. Yardım Edin. Yaşanan olaylara bire bir müdahale edilemese de yapılacak küçük katkılar değişimi getirir. Sokak hayvanları için barınaklara, gönüllülere destek olmak; kadın hakları konusunda destek çalışmalarına katılmak; yerlere çöp atmamak; bir kişide bile değişime yönelik farkındalık oluşturmak yaşamak zorunda kaldığımız ya da maruz bırakıldığımız acıları hafifletmeye yönelik yapabileceğimiz en etkili adımı oluşturacaktır. Tüm canlıların güvende, mutlu ve huzurlu bir dünyada yaşaması dileğimle… Uzm. Psk. Duygu ÇANKAYA ÇADIRCIOĞLU Kaynaklar: https://www.psychologytoday.com/us/blog/here-there-and-everywhere/201701/10-ways-cope-big-changes Podcast: Acil Çıkış; Öfke, İğrenme, Üzüntü Dolu Günler. (https://open.spotify.com/episode/4ZD4LoaK6dBsDxoxBScBNa?si=56f04100747e4740)

Hepsini Görüntüle

Sayfalar (10)

  • İki Psikolog | Psikoloji ve Yaşam Blogu | Online Terapi

    ÇOCUKLARA KURAL KOYMAK Ebeveynlere Notlar Önerilen Yazılar Ebeveynlere Notlar: Çocuklara Kural Koymak Ebeveyn-çocuk ilişkisinde zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanır. Ebeveynlerin çocukları hakkındaki serzenişlerini tek bir cümlede toplarsak... 11 Ekim 2021 Devamını Oku Ebeveynlere Notlar: Çocuklar Neden Yalan Söyler? Çocuklar ihtiyaçlarını ve isteklerini dile getirebilmek ve kendilerini ifade edebilmek için çeşitli yollara başvurabilir. Yetişkin olarak... 22 Eylül 2021 Devamını Oku Toplumsal Acılara Karşı Bireysel İyileşme Dünya değişti… Her yer acı içinde kaldı... Bunca acının sebebi gerçekten dünyanın değişmesi mi yoksa yaş aldıkça artan farkındalık mı tam... 7 Eylül 2021 Devamını Oku Duygularımızı Nasıl Düzenleriz? İnsan zihinsel süreçlerinin en önemli kavramlarından bir tanesi duygudur. Her birimiz duygularımızı kontrol etmek, onları düzenlemek ve... 31 Temmuz 2021 Devamını Oku Mutlu Evlilik Nasıl İnşa Edilir? ‘Evlendikten sonra çok değişti.’, ‘Evlenmeden önce hiç böyle değildi.’ Çiftlerin birbirine karşı yaklaşımı evlilikten sonra... 21 Mayıs 2021 Devamını Oku Eş Seçiminde Geçmişin İzleri Coronavirüs'e Karşı Ruh Sağlığımızı Nasıl Koruruz? Yalnız Hissetmek Stres: Hayatımızın Bir Parçası Ebeveynlere Notlar: Çocuklara Kural Koymak Ebeveyn-çocuk ilişkisinde zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanır. Ebeveynlerin çocukları hakkındaki serzenişlerini tek bir cümlede toplarsak... Devamını Oku Ebeveynlere Notlar: Çocuklar Neden Yalan Söyler? Çocuklar ihtiyaçlarını ve isteklerini dile getirebilmek ve kendilerini ifade edebilmek için çeşitli yollara başvurabilir. Yetişkin olarak... Devamını Oku Toplumsal Acılara Karşı Bireysel İyileşme Dünya değişti… Her yer acı içinde kaldı... Bunca acının sebebi gerçekten dünyanın değişmesi mi yoksa yaş aldıkça artan farkındalık mı tam... Devamını Oku Duygularımızı Nasıl Düzenleriz? İnsan zihinsel süreçlerinin en önemli kavramlarından bir tanesi duygudur. Her birimiz duygularımızı kontrol etmek, onları düzenlemek ve... Devamını Oku Mutlu Evlilik Nasıl İnşa Edilir? ‘Evlendikten sonra çok değişti.’, ‘Evlenmeden önce hiç böyle değildi.’ Çiftlerin birbirine karşı yaklaşımı evlilikten sonra... Devamını Oku Günün Notu Çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiğinizde altında yatan ihtiyacı anlamak ve bu ihtiyacı gidermeye yönelik harekete geçmek çocuğun kendini ifade ederken yalan söyleme davranışına olan ihtiyacını ortadan kaldıracaktır. İlgi görmek isteyen bir çocuk yalan söylediği ortaya çıktığında odak noktası oluyorsa bu durum çocuğun yalan söyleme davranışını pekiştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. İlgi görmek için yalan söylüyorsa ihtiyacı olan ilgiyi fark etmek ve çocuk yalan söylemeden önce ona verebilmek önemlidir. Yazılarımızdan Haberdar Olun! Kayıt Ol İki Psikolog Kimdir? İki Psikolog Kimdir? 1 2 3 4 5 1 ... 1 2 3 4 5 6 7 ... 7

  • KISA YAZILAR | İki Psikolog

    20 Ara 2020 1 dk. Mutlu İnsanların Özellikleri Mutlu insanların özellikleri nelerdir. Mutlu olduğumuzu nasıl anlarız? 26 Eki 2020 1 dk. Gülmekle İlgili İki Gerçek Komik bir şeyler olmadığı halde güldüğünüz anları hatırlamaya çalışın. Bir cenaze evinde, korktuğunuz bir ortamda, kendinizi suçlu... 24 Eki 2020 2 dk. Korkularımızdan Arınmak Bölüm - Dayanıksızlık Şeması Geçen günlerde şema terapi yaklaşımı üzerine okuma yaparken, dayanıksızlık şemasının (içten içe beslediğimiz... 20 Eki 2020 1 dk. Günlük Plan Yapmanın Önemi Bugün yapmanız gereken birçok şey vardı ve hiçbir işe koyulamadınız mı? Ya da harekete geçmenize rağmen yeterli ilerlemeyi kaydetmeden... 18 Eki 2020 1 dk. Partner İle İlgi Alanlarını Birleştirmek Dünkü postumuzda neden hobi edinmemiz gerektiğine değinmiştik. Hobi deyince aklımıza genellikle tek başımıza yaptığımız, el işleri,... 17 Eki 2020 1 dk. Neden Bir Hobi Edinmeliyiz? Günlük hayatımız çoğu zaman bir rutin içerisindedir. Hayatta kalmak için birincil ihtiyaçlarımızı karşılamak tabi ki önceliğimiz olur. Bu... 16 Eki 2020 2 dk. COVID Yalıtılmışlığı Covidle birlikte yaşamımızda birçok şey değişti. Covid öncesi cuma günü planları akşam arkadaşlarla dışarı çıkmak, haftasonu için... 16 Eki 2020 1 dk. Empati Molası: Ebeveynlerimize Karşı Zaman zaman çocukluğumuza dönüp baktığımızda annemizin ya da babamızın bize yaptıklarını ya da yapmadıklarını düşünüp hayal kırıklığı,...

  • Yaşam | İki Psikolog

    14 Eki 2020 3 dk. Bir Kadın Ne İster? Hem erkeklerin hem de kadınların sıklıkla sorduğu bir soru olsa gerek bu. Bir kadın ne ister? Biraz gözlemlediklerim ve dinlediklerimden... 4 Haz 2020 5 dk. Yeni Bir Hobi Edinmek Başlığı okuduktan sonra kendinize ne hobisi, zaman mı var? diyebileceğinizi tahmin edebiliyorum, en azından bazılarınızın. Sanırım... 11 Nis 2020 4 dk. Karantina Günlüğü Bu yazı karantinada geçirdiğim sürenin başlangıcını anlatmaktadır. Zorluk, mücadele, tecrübe, yorgunluk, öfke, dayanışma ve daha nice... 9 Şub 2020 2 dk. Sydney Günlüğü: Yeni Bir Hayatı Keşfetmek Uzun zaman önce planlayıp, üzerinde çokça düşünüp bir çırpıda çıktığımız bir yol hikayesi… Avustralya yolculuğu ve hissettiklerim... 31 Ara 2019 5 dk. Yeni Yıl Notu Yeni yıl için yeni davranış hedefleri belirlemek ve yeni başarısızlıklar yaşamak birçoğumuz için alışıldık bir durum olsa gerek. 10 Ara 2019 4 dk. Sevgi Tohumları Yaşamına canice son verilen kadınları anarken, gelecek nesillere güzel bir ülke bırakabilmek için sorumluluklarımız olduğunu düşünüyoruz.

Hepsini Görüntüle