top of page
  • ikipsikolog

222.222: Eşyalara Bağlanmak


Akhisar, 2019.

Hepimizin özel gördüğü, ayrılmaktan çekindiği hatta hayatının sonuna dek saklamak istediği eşyaları vardır. Bu eşya eski bir elbise, bir müzik kaseti, bir mobilya ya da belki bir araba olabilir. Belirli eşyalarla neden duygusal yakınlık kurduğumuzu ve onlardan ayrılmaktan neden çekindiğimizi hiç düşündünüz mü? Ben bugün düşündüm. Bunu düşünmeme neden olan özel bir durum gerçekleşti zira. Hayatımın yarısında benimle birlikte olan kıdemli dostum, siyah incim 222.222 kilometreye ulaştı! Onun yaşlanıyor olması ve belki de yakında yollarımızın ayrılacak olması benim için biraz üzücü.


Babam almıştı siyah inciyi, ben henüz 13 yaşındaydım o zaman. Araba kullanmayı onunla öğrendim. En güzel tatillere onunla gittim. Lise mezuniyetime beni o götürdü, üniversitede de yanımdaydı. Şu anda iş hayatımda olduğu gibi. Beraber on binlerce kilometre yol gittik. O beni taşıdı, ben onun yemini suyunu verdim, bakımını yaptım. Mutualist bir ilişkimiz vardı. Öyle bir anlatıyorum ki kadim dostumu, sanırsınız bir insan! Hadi biraz gerçekçi olalım; onun sadece bir araba olduğunu ve insanların ulaşım ihtiyacını karşılaması için üretilmiş bir eşya olduğunu hatırlayalım. Onu satsam dahi, bir başka ulaşım aracının benim ihtiyacımı karşılayabileceğini, ve bir eşya olarak siyah incinin çok da yokluğunu hissetmeyeceğimi biliyorum. Peki beni gerçekten üzen şey ne? Bunun yanıtını hep birlikte irdeleyelim!


Biraz insan ve eşyanın ilişkisine değinmek istiyorum öncelikle. Eşyalar bizim için ne ifade eder? Biz eşyalara neden değer veririz?