top of page
  • ikipsikolog

Sabretme Becerisini Anlamak ve Geliştirmek


“Sabır” kültürümüzün, dilimizin, benliğimizin en önemli bileşenlerinden biridir. Hayatımızın en zor zamanlarında, üzüldüğümüzde, beklemek zorunda olduğumuzda, başa çıkmakta zorlandığımızda, etrafımızdaki insanlar bize sabırlı olmamız gerektiğini söyler. Atalarımız ve alimler hep sabırdan bahsetmişler ve önemli bir insan meziyeti olduğunu dile getirmişlerdir. “Allah sabır versin.”, “Sabret her şey daha güzel olur.”, “Sabreden derviş muradına ermiş.”, “Sabrın sonu selamettir.”, “Sabır imanın yarısıdır.” gibi cümleler sabretmenin kültürümüzde ne kadar önemli bir zihinsel öge olduğunu gösterir. Sabretmek; toplumsal olarak zorlu duygularla başa çıkmak için kullandığımız en yaygın stratejidir.


Bu yazımda, sabır kelimesinin anlamını, bu kavramla ilgili yanlış anlamaları ve bilinmeyenleri, sabretmenin işlevlerini ve işlevsel bir şekilde daha sabırlı olmanın yollarını anlatmaya çalışacağım.


İlk olarak, “sabır ne demektir?” sorusunun cevabını arayalım. Sözlük anlamına bakacak olursak, “Öfke gösterilecek bir durum karşısında bile öfkelenmeme durumu, olacak ya da gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme durumu.” anlamlarını taşıdığını görürüz. Yani aslında oldukça geniş bir sözlük anlamı vardır. İlk anlamı daha ziyade öfke kontrolü becerisiyle ilgilidir. İkinci anlamı ise zorlu durumlara karşı dayanma gücünü ön plana çıkartır. Birbirimize karşı “sabret” dediğimizde genel olarak bu