• ikipsikolog

Stresi Anlamak


Hollanda, 2015.

Stres zorlu ya da rahatsız edici bir durum karşısında bireyin hissettiği gerilim olarak tanımlanmaktadır. Vücudun ‘Dikkat et’ dediği bir alarm sistemi olarak da ifade edilebilir. Peki bu alarm sistemi nasıl çalışır? Korku filmi izlerken kalp atışlarınızın duyabileceğiniz derecede arttığı ya da topluluk önünde bir sunum yaparken ellerinizin buz kestiği, dilinizin damağınızın kuruduğunu hissettiğiniz oldu mu? Bütün bu örneklerdeki elde edilen tepkiler vücudumuzun stres karşısında harekete geçirdiği ‘savaş kaç’ mekanizmasından kaynaklanmaktadır. Bu hayatta kalma mekanizması atalarımızdan bize miras kalmıştır. Eski çağlarda atalarımızın kendilerini korumaları gereken durumlarda, örneğin vahşi bir hayvan karşılarına çıktığında anlık hormonal değişiklikler ve fizyolojik tepkiler sonucu bireylerin tehdide karşı savaşmasını veya hızlıca oradan uzaklaşmasını sağlayacak enerjiyi sağlamaktadır. Kalbin hızlı hızlı atması, elin ayağın buz tutması, terleme gibi belirtiler hızlıca hareket etmeye yarayan ve atalarımızın hayatlarını koruyan bedensel değişiklikleri oluşturuyor. Modern yaşamda bizler bu vücut tepkilerini sıkışık bir trafikte, önemli bir sunum öncesinde yaşıyoruz. Günümüzde bize zarar verecek ne tehlikeli bir durum ne de zararlı bir hayvan olmadığı için bu tepkileri günlük yaşamımızda bize faydalı olacak şekilde yeniden düzenlemek stresi sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için en uygun yolu oluşturmaktadır. Aslında görünüyor ki temelde stres bizi korumak için ortaya çıkan bir tepkidir. Dr. Ryan Niemiec stresi daha iyi tanımlamak ve sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için bir denklem kurmuştur. Denklem;


Stres= Maruz Kalınan Baskı – Baş Etme Kapasitesi


Bu denkleme göre stres, maruz kaldığınız toplam baskıdan onunla baş etme sürecinizdeki kapasitenizi, kaynaklarınızı çıkardığınızda elde ettiğinizde kalan sonuçtur. Bu basit denkleme göre stresle baş edebilmek için;


1. Maruz kalınan baskıyı azaltmak

2. Sahip olunan stresle baş etme kapasitesini arttırmak uygulanacak yollardır.


Maruz kalınan baskılar ve sahip olunan kapasiteler çok yönlüdür. Bedensel gerginlik, hastalık veya rahatsızlık gibi biyolojik baskılar; depresyon, kaygı, öfke gibi psikolojik baskılar; izolasyon, alay, reddedilme, ihmal ve insanlarla ilişkilerde zorluk gibi sosyal baskılar; ve anlam veya yaşam amacı eksikliği yaşamak gibi manevi baskılar olabilir. Yeteri kadar uyku, sağlıklı ve dengeli beslenme gibi biyolojik kapasiteler; huzur duygusu, mutluluk gibi psikolojik kapasiteler; sevilmek, arkadaşlarla vakit geçirmek gibi sosyal kapasiteler; yaşamın anlamını geliştirdiğini düşündüğünüz faaliyetler yapmak, doğada vakit geçirmek, hobi edinmek gibi manevi kapasiteleriniz olabilir. Baskılar ve kapasiteler değişkendir ve üzerinde çalışıldığında yeniden düzenleme sağlanabilir.


Dr. Niemiec geliştirdiği denkleme göre ortaya çıkabilecek yaşamsal durumları da ifade etmiştir. Bu olasılıkları bilmek kendi sürecimiz hakkında farkındalık kazanmamıza ve içinde bulunduğumuz durumu yeniden düzenlemek üzere adım atmamıza yardımcı olacaktır.


  • Baskı yüksek, Baş Etme kapasitesi düşük olursa; bunalmış ve yoğun stres altında hissedebilirsiniz.

  • Baskı düşük, baş etme kapasitesi yüksek olursa; sıkılmış hissedebilirsiniz. Kullanılacak çok sayıda kaynak olmasına rağmen düşük baskı yaşamda başarı hissinin yaşanmasının önüne geçebilir.

  • Baskı yüksek, baş etme kapasitesi yüksek olursa; başarıyı ve doyum hissini yaşayabilirsiniz.

  • Baskı düşük, baş etme kapasitesi düşük olursa; yaşamda herhangi bir meydan okuma olmadığı için tatminsizlik duygusu yaşamanız olasıdır.


Yaşamsal durumların çeşitliliği stresi sıfıra indirmenin pek de işlevsel olmadığını gösteriyor. Bu noktada stresi yaşamda bize iyi gelebilecek seviyede tutmak ve buna yönelik baskıları ve kapasiteleri düzenleyebilecek çalışmalar yapmak iyi gelecektir.



Kaynaklar;

https://www.psychologytoday.com/ca/blog/what-matters-most/201906/the-stress-equation-only-two-ways-manage-stress

https://www.health.harvard.edu/staying-healthy/understanding-the-stress-response



Son Yazılarımız